Her Günümüz, Hoşgörü Günü Olsun
Mert Karakurt

Her Günümüz, Hoşgörü Günü Olsun

Etrafımızda birbirinden farklı o kadar çok insan var ki. Dünyaya bakış açımız, zevklerimiz, hedeflerimiz, bir filmi, bir kitabı yorumlayışımız, hareketlerimiz, karakterlerimiz, farklı kişilikte insanlar olarak aynı toplumda hep birlikte yaşıyoruz. Aynı toplumda huzurla yaşamanın temelini işte bu farklılıklarımızı fark edip, birbirimize saygı ve anlayışla yaklaşmaktan geçiyor.

Başkalarının yanlışlarını görmek, bunu sürekli dile getirmek, hem o kişiye karşı onur kırıcı olur hem de toplumda olumsuz tavır kirliliğine yol açar. Biz insanlar genellikle içimizde bulunduğumuz psikolojik duruma göre davranırız. Örneğin bugün güne iyi başlamışsak, kendimizi mutlu hissediyorsak, arkadaşımızın bir konuda bizden farklı düşüncesini anlayışla karşılayıp, bunun onun kendi fikri olduğunu kabulleniriz. Yok, güne kötü başladık, kendimizi iyi hissetmiyorsak, arkadaşımızın aynı düşüncesine tepki gösterip, kendi düşüncemizi ona aşılamaya çalışır hatta tartışmaya gireriz.

Eğitim nasıl ki ilk ailede başlar, anlayışlı olabilmek tutumu da ilk ailede başlar. Özellikle gelişme çağında çocukları olan ailelerde en çok ihtiyaç duyulan tutumdur anlayışlı olmak. Anne veya baba, çocuklarının kendi fikir ve düşüncelerde olmasını ister. Çocuk ebeveynden farklı bir bakış açısı geliştirdiğinde aile içi huzursuzluk yaşanır. En çok hoşgörü göstermemiz gereken kişilerin başında çocuklar geliyor. Düşüncelerini açıkça ifade etmelerine izin verilmelidir. Onlarında bu toplumda büyüme süreçlerinde, yaptıkları bize her ne kadar aykırı gelse de anlayışla yaklaşmalıyız. Bir de madalyonun diğer yüzü var. Yetişkin çağına gelen çocukların da, anne ve babalarına karşı anlayışlı olması gerekiyor. Özellikle teknolojinin hızla geliştiği bu yıllarda yetişen gençlerin, ebeveynin bakış açılarının geliştiği yıllara göre farklı oluşunun, dönemler arası farklılık oluşturacağı bilinmelidir.

Dolayısıyla ister çocuk olalım ister ebeveyn, ister öğrenci, ister öğretmen; ister müdür, ister çalışan; toplumda ki rolümüzün ne olduğu önemli değil. Önemli olan insan olarak toplumda birbirimize karşı anlayış ve saygı çerçevesinde yaklaşmaktır. Güne hoşgörülü olacağım diye başlarsak, bu tutumu hayatımızın merkezine oturtursak, eminim hayatımızda çok şeyler değişebilir. Birbirimizin hatalarını kalp kırmadan giderebilirsek, birbirimizin farklı düşüncelerini özgürce dinleyebilirsek, bizim hoşumuza gitmeyen durumların altında geçerli bir sebep olabileceğini düşünebilirsek, huzurlu ve mutlu günler bizimle olur.

Bugün top oynadığı için eve üzeri kirli gelen çocuğumuza kızmayalım, radyo ayarı yaparken kırmızı ışıkta vaktinde hareket etmeyen öndeki sürücüye korna yapmayalım, başı ağrıdığı için derste verimli olamayan spor hocamızı, dili sürçen haber spikerini eleştirmeyelim. Huzurda, mutlulukta, hoşgörülü olmakta biz insanların elindedir.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Türkiye İş Bankası Çağrı Merkezi Müşteri Temsilcisi Alımları Yapacağını Duyurdu! Son Başvuru 31 Temmuz'da!
Türkiye İş Bankası Çağrı Merkezi Müşteri Temsilcisi Alımları Yapacağını Duyurdu! Son Başvuru 31 Temmuz'da!
TEB, En Az Lise Mezunu Personel Alımı Yapacak! Başvurular Yarın Son!
TEB, En Az Lise Mezunu Personel Alımı Yapacak! Başvurular Yarın Son!