PKK’nın kaçırdığı Diyarbakırlı çocuğun ailesi konuştu

0

Çocuğunun en son okula gitmek için yanından ayrıldığını ifade eden baba Nuri Çakmak, oğlunun okulda bir öğrenci tarafından kandırılarak kaçırıldığını ifade etti.

“OĞLUMU KANDIRIP GÖTÜRDÜLER”

Aynı okulda başka öğrencilerin de PKK tarafından kandırılarak dağa kaçırıldığını belirten Çakmak, şunları söyledi: “Sabah oğlum ile birlikte kahvaltı yaparak iş yerine gittim. Oğlum ‘Sınavım var ’ dedi. Ben de oğlumu minibüs durağına bıraktım. Akşam saat 16.30 gibi oğlumu aradım telefonuna ulaşamadım. Daha sonra çevrede aramaya başladım. Saat 23.30 gibi emniyete gidip oğlumun kayıp olduğunu ve okuldan arkadaşı olan A.A.Ö. adında bir öğrenci tarafından kandırılıp kırsala kaçırıldığını söyledim. Ardından oğlumu kandırıp kaçıran çocuğun babasıyla görüştüm. Çocuğun babası oğlunun da kırsala gittiğini söyledi.”

“HDP VE PKK OĞLUMU BIRAKIN”

Dindar bir aile olduklarını ve çocuğunu da dindar olarak yetiştirmeye çalıştıklarını dile getiren Çakmak, sözlerine şöyle devam etti: “Buradan HDP ve PKK ’ya sesleniyorum; benim oğlumu bıraksınlar. Tahammülümüzü zorlamasınlar, ailece 7 kişiyiz, ya bizi Diyarbakır parti binasının önünde kurşuna dizecekler ya da oğlumu bana gönderecekler.

“HDP VE PKK’YA SORUYORUM”

Mütedeyyin bir aileyiz, çocuklarımızı dindar olarak yetiştirdik, çocuğumu okuldan kandırıp öyle götürdüler. Oğlum 17 yaşında lise 4 öğrencisidir, ne kadar akli selim olabilir? bunu HDP ve PKK ’ya soruyorum? Yeter artık bu milletin daha verecek canı yok size! Yeter artık! Bu milletin evlatlarını bazılarına peşkeş çekerek öldürtmesinler. Benim PKK ’ya verecek oğlum yok.”

“HDP’Lİ VEKİLLER REFAH İÇİNDE YAŞIYOR”

Çakmak, “Ben oğlumun kanının bazılarının refahı için akmasına müsaade etmem. Milletvekillerine devlet 30 bin lira ödeyerek, araba tahsis ediyor. Bunların benim oğlum üzerinden Ankara ’da refahta yaşamalarına göz yumamam. Kendi kızını İngiltere ’de okutan sözüm ona milletvekili, benim çocuğumu dağa gönderip oğlum üzerinden rant sağlayamaz.” ifadelerini kullandı.

Baba Çakmak son olarak şunları söyledi: “Benim çocuğumu Pazartesiye kadar göndermeseler ben HDP il binasının önünde 5 çocuğumla tepkimi göstereceğim. Ya çocuğumu bana verecekler ya da hepimizi öldürecekler, bunun başka yolu yok.”

“OĞLUM DAHA ÇOCUKTU”

2 gündür oğlunun elbiselerini koklayarak gözyaşı döktüğünü dile getiren Anne Süreyya Çakmak da eşi gibi PKK ’ya verecek çocuğunun olmadığını söyledi.

Acılı anne Çakmak, “Biz dindar bir aileyiz. Ben çocuğumun dağa çıkmasını istemiyorum. Ben çocuğumu büyütüp PKK ’ya feda etmek istemiyorum. Herkese sesleniyorum; PKK ’ya karşı durup, bu akan kanı durdursunlar. Oğlum daha 17 yaşında bir çocuktu. O dağa çıkacak yaşta değil, onu kandırdılar. Sabah babasıyla kahvaltı yapıp okula gitmek üzere evden çıktı ve bir daha da haber alamadık. Arıyoruz ama telefonuna ulaşamıyoruz. Evden çıktıktan sonra telefonunu kapatmış. PKK ’dan oğlumu bırakmasını istiyorum. Ben oğlumu dağa çıksın diye büyütmedim.” dedi.

Oğlunun kandırılarak dağa kaçırıldığını söyleyen Çakmak, “Oğlumdan haber alamayınca aramaya başladık. Oğlumun beraber gittiği çocuğun babasını bularak durumu anlattık. O da oğlundan haber alamadığını söyledi. Konuştuğumuz kişi sanki çocuklarını kendi rızalarıyla göndermiş gibi duruyor ve gayet rahat davranıyorlardı” ifadelerini kullandı.

“OĞLUMU BANA GERİ VERSİNLER”

Anne Çakmak, son olarak şu ifadeleri kullandı: “Çocuklarımızın kanı üzerinden zevk-u sefa sürüyorlar. Fakirlerin çocuğunu dağa gönderiyorlar ama kendileri keyiflerine bakıyor. Ciğerimi yaktılar. Artık ne diyeceğimi bilmiyorum. Oğlum daha küçüktü. Onu okulda kandırıp dağa kaçırdılar. Sabah evden çıkıp akşam geliyor. O kişilerle arkadaşlık kurduğundan beri bizimle doğru dürüst oturup sohbet etmiyordu. Sürekli bir odaya kapanıp hiç konuşmuyor, bizden hep uzaklaşıyordu. Oğlumun beynini yıkadılar. Benim çocuğum başkaları tarafından kandırılıp gitmiş. Benim oğlum 17 yaşında ama onu götüren çocuk 20 yaşında. Bende PKK ’ya verecek kan yok. Şu an benim nasıl ciğerim yanıyorsa ve oğlum için ağlıyorsam benim durumumda yüzlerce anne var. Cumhurbaşkanına ve Başbakana sesleniyorum; beni oğluma kavuştursunlar. Allah ve Peygamber aşkına oğlumu bana geri versinler.”

Merak ettiklerini sormak için:

Yorum alanını doldurun.
Lütfen adınızı buraya yazın