Stresle Başa Çıkmak

Günümüzün en büyük problemi, modern insanın daha çok koşuşturması, yorulması, kendine zaman ayıramaması ve daha çok içe kapanır hale gelmesi. İnsanlarda eskiden olduğu gibi sıcak sosyal ilişkiler, teknolojinin ve sanal sosyal ağların hayatımıza girmesiyle zayıflamaya başladı.

Günümüzün en büyük problemi, modern insanın daha çok koşuşturması, yorulması, kendine zaman ayıramaması ve daha çok içe kapanır hale gelmesi. İnsanlarda eskiden olduğu gibi sıcak sosyal ilişkiler, teknolojinin ve sanal sosyal ağların hayatımıza girmesiyle zayıflamaya başladı. Stres için her an malzeme bulmak kolaylaştı. Stres ile başa çıkmak için psikologlara gitmek ilaç almak ve bir sonraki durak olan depresyona uğramamak için geçici çözümler bulunuyor ama insanın kendi başına stres ile mücadele edebilmesi de mümkün…

İnsan Sosyal bir varlıktır

İnsan sosyal bir varlıktır. Paylaşımla yaşar. Sorunlarını çözemediğinde problemlerin çözümü için daha bilge ya da uzman insanlarla dertleşme ihtiyacındadır. Sosyal ilişkilerde zayıflama, insana stres getirir. Otomatikleşen günlük yaşam da stresin bir diğer kaynağıdır. Kendine zaman ayırmak hobilerle ilgilenebilmek, bir şeyler üretebilmek stresi atmak için en iyi yollardan biridir. Beden ve ruh sağlığı da birbiriyle ilişkilidir. Sağlıksız bir bedenin tüm olumsuzlukları ruha da yansır. Olaylara pozitif bakma yetisini kaybetmek de stres nedenidir. Hiçbir şey mükemmel değildir ve her şeyin mükemmel olmasını isteyen insan da mükemmel değildir. Stres ile mücadele edebilmek ve bunu bireysel olarak başarabilmek için yukarıda sayılan stres nedenlerinin farkına varmak ve onları değiştirmek gerekli.

Stres günümüzün en büyük hastalık kaynağı

İnsan doğal olarak mutlu yaşamaya programlıdır. Huzursuz sinirli ve gergin olduğumuzda yüz kaslarımız ve tüm vücudumuz farklı bir şekil alır. Gerilir. Kalp atışları hızlanır. Normal olmayan bir duruşa geçer. Bu gerilim bizim vücudumuza ve ruhumuza zarar verir. Sinirlenmek üzülmek bağırmak nefret etmek gibi negatif yapay duyguların hiç biri doğal değildir. İstenilen ve arzu edilen bir duruma erişme ya da bir şeyi elde etme, gerçekleşmediği zaman gerilim başlar. Arzu edilen şeyi o kadar şiddetle arzulamamak hatta hiç arzulamamak ise gerilimi sıfıra indirir. Doğu bilgelerinin öğretilerinde, “arzulardan ve tutkulardan uzak kalın, mutlu olursunuz!” deyişine çok sık rastlanır. Hemen hemen hepsinin temel öğretisi, dünya ile ilgili bir şeyler elde etmek için insanın kendinden ödün vererek ve kendini yıpratacak derecede var gücüyle çalışması öğütlenmez.

İlgili:  VİOP Nedir? VİOP'ta İşlem Yapmanın 10 Avantajı!

Nasıl Mutlu olacağız

Herkesin temel hedefi mutlu olmak olduğuna göre, neden kimse bu hedefi tutturamıyor?  Acaba mutluluğu yanlış yerde aramasından kaynaklı olabilir mi? Eğer yüzyıllardır aranan mutlak mutluluk, bir türlü bulunamıyorsa, o halde 7 milyar insan yanlış yerde arıyor demektir. Bu fikir biraz iddialı olsa da temel gerçek şu ki,

  • İnsan, özünde mutlu olmaya programlıdır
  • İnsan mutlu etmeyecek her yolu, mutluluk elde etmek için kullanıyor.

Çözüm ise arzulardan ve dünya ile ilgili ihtiraslardan uzaklaşmak ve evrenin varoluşun bilgeliğine bir az olsun güvenip, hayatı kontrol altına tutma çabasından vaz geçmek olabilir. Biz yokken de var oluş kendi bilgeliği ile işliyordu, biz varken de işliyor ve biz öldükten sonra da işleyecek. O halde kendimizi evrenin efendisi görmek saçmalığından vaz geçmek bir çözüm olabilir. Mutlu olmak, istememektir. Mutlu olmanın tek yolu ölesiye istemeyi terk etmektir. Çünkü istenileni elde etmek için onca çaba bizi heba ediyor ve istediğimizi elde ettiğimizde ise, bir süre sonra aradığımız mutluluğu alamadığımızı fark ediyoruz. Her seferinde aynı şekilde kandırılıyoruz. Arzularımız büyük enerjiler olarak hayatımızı yönetmeye devam ettikçe, mutluluk hep uzaklarda olacak.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.